DOLAR 5,8916
EURO 6,5530
ALTIN 282,1
BIST 93.212
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 25°C
Gök Gürültülü

Anadolu’nun ilkleri ! Kayseri’nin ilkleri !

08.09.2019
118
A+
A-

Bu pazar yine belki hiç duymadığınız ancak okuyunca oldukça şaşıracağınız “İLKLERİ” sizlerle paylaşıyorum…


Bu ilkler sadece Kayseri’nin değil aynı zamanda Anadolu’nun da ilkleridir !

1) ANADOLU’DA İLK YAZI KAYSERİ’DE BULUNMUŞTUR

M.Ö.2000 yıllarında Kayseri’de bir ticaret şehri olarak kurulan Kaniş-Karum (Kültepe) höyüğünde bulunan tabletler Anadolu coğrafyasında bulunan “ilk” yazılı belgelerdir.
Kaniş-Karum, Mezopotamya’dan gelen Asur kolonilerinde bulunan tacirlerin, getirdikleri malları belli oranda ticaret vergisi ödeyerek sergileyip, satışa sunduğu adeta bir uluslararası ticaret ve fuar merkezi idi.


Karum ya da Vabartum denilen pazar mahallelerinde yapılan ticaretlerle ilgili bulunan binlerce tabletlerdeki sözleşmelerin, senetlerin, anlaşmaların ve mektupların neredeyse tamamı ticari faaliyetlerle ilgilidir..

2) ANADOLU’DA TÜRKLER TARAFINDAN İLK KİTAP KAYSERİ’DE YAZILMIŞTIR

Anadolu’da Türkler tarafından telif edilen “ilk” eser, Kayseri’de yazılmış olup bu çok önemli eser ; “Keşfü’l Akabe”dir.

Kayserili “İbn’ül Kemâl” diye bilinen “İlyas bin Ahmed” tarafından Farsça olarak kaleme alınmıştır.


İbn’ül Kemâl, Keşfü’l Akabe adlı eserini 1101-1105 yılları arasında yazarak devletin kurucusu Dânişmend Melik Ahmed Gâzi’ye sunmuştur.
Konusu tamamen astronomi ve felsefe bilimleri üzerinedir.

3) ANADOLU’DA İLK TÜRKÇE ESER KAYSERİ’DE YAZILMIŞTIR

12.yüzyılın sonlarında, Oğuz Türkçesi ile Kayseri’de, eski adı ile Develi Karahisarı günümüzdeki adı ile Yeşilhisar’da yazılan; “Behcetü’l Hadâik” (Bahçelerin Güzelliği) adlı eser Anadolu’da yazılan “ilk” Türkçe eser olduğu son çalışmalarla kesinleşmiştir.


(Bu önemli eserle ilgili daha detaylı bilgiyi yine bir pazar sizlerle paylaşacağım)

4) ANADOLU’DA İLK TÜRKÇE ŞİİR KAYSERİ’DE YAZILMIŞTIR

İlk defa Kayseri’de kurulan Ahilik teşkilatının kurucusu olan Ahi Evren’in kayınpederi, eşi Bâcıyân-ı Rûm teşkilatının kurucusu olan Fatma Bâce’nin de babası olan Evhadüddîn-i Kirmânî tarafından yazılan şiir,
Anadolu’da şu ana kadar bulunan en eski ve “ilk” Türkçe şiir olarak kabul edilmektedir.

SONUÇ;
Yukarıdaki bilgilerden de rahatça anlaşılacağı üzere Kayseri binlerce yıldan beri ticaretin ve müsbet bilimlerin merkezi olmuştur.
Her dinden insanın yüzlerce yıl birlikte yaşadığı bir hoşgörü şehri olmuştur.
İlk dönemlerde tarikat tekke ve zaviyeleri daima dağların sarp tepelerine kurulurdu.
Bu sarp, değersiz ve ulaşımı da oldukça güç yerlerde kurulmalarındaki tek neden,dini faaliyetlerin yanı sıra, bu tepelerde devlet adına gözcülük ve istihbarat faaliyetlerini de hassas bir şekilde yerine getirmeleri içindir.
Bu görevlerinden dolayı da devlet, kendilerine verilen bu yerlerden asla vergi almazdı.

BU ŞEHRE İHANET EDİYORUZ

Günümüzde Kayseri’de şehrin en merkezi ve en önemli köşelerinde dev gibi tarikat, cemaat bina ve yurtları yükselmektedir.
Bu yerler maalesef, siyasilerin adeta arka bahçeleri, iş adamlarının ve gençlerin kısa yoldan, okuyup öğrenmeden,sabredip tecrübe ve bilgi birikimi edinmeden, uğraşıp didinmeden mesafe katetme, toplumda ve devlet kademelerinde kolayca yer edinme mekânları konumundadır.

Oysa bu yolla gelenlerin bu yolla kolayca kaybedildiğini, oldukça ağır bedeller ödeyerek öğrenen Kayseri’den başka bir şehir yoktur !

Kayseri şu anda adeta kendi kaderine terk edilmiş, ticaretin hızla gerilediği, katı taassubun oldukça yaygınlaştığı,Türk tarihi ve Türk milliyetçiliği bilincinden oldukça uzak, ilim yayma adına Osmanlıcılık oynamaktan başka ciddi hiçbir bilimsel ve kültürel faaliyetlerin olmadığı bir şehir haline gelmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin “ilk kadın mimarı” Kayserili, Leman Cevat Tomsu Hanım tarafından mimari projesi çizilerek 1942’de açılan Kayseri Şehir Tiyatrosu’ndan bugüne kadar hiçbir sanatsal yapı bina edilememiştir.
(Spor salonlarında güya sanat yapılmakta !)

Muhteşem bir geçmişe ve bilgi birikimine sahip olan Kayseri şehrine ne yazık ki hep beraber İHANET EDİYORUZ !

Unutmayalım;
Kayseri Anadolu’nun özetidir !

Kalın sağlıcakla.
…………………………………………….

TARİH PAZARI” sayfam;
https://www.facebook.com/tarihpazari
#tarihpazari
…………………………………………….
Kaynakça;
•ESKİÇAĞ TÜRKİYE TARİHİ
(Prof.Dr.Ekrem Memiş)
•ANADOLU’DA TÜRKLER TARAFINDAN TELİF EDİLEN İLK KİTAP KAYSERİ’DE YAZILDI ; KEŞFÜ’L AKABE.
ŞEHİR KÜLTÜR SANAT DERGİSİ SAYI 26
(Mustafa Cingil)
•BEHCETÜ’L-HADÂİK FÎ MEV’İZATİ’L-HALÂİK
(Prof.Dr.Mustafa Canpolat)
•DİVAN EDEBİYATI ARAŞTIRMALARI DERGİSİ SAYI 1
(Hakemli Dergi)
•KOLONİZATÖR TÜRK DERVİŞLERİ
(Prof.Dr.Ömer Lütfi Barkan)

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.