DOLAR 5,8916
EURO 6,5530
ALTIN 282,1
BIST 93.212
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kayseri 25°C
Gök Gürültülü

Altın elbiseli adam sergisi (12 Eylül-12 Ekim)

06.10.2019
59
A+
A-

Alp Er Tunga öldi mü
İsiz ajun kaldı mu
Ödlek öçin aldı mu
Emdi yürek yırtılu

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde şu günlerde Türk tarihi açısından çok ama çok önemli bir sergi var;

ALTIN ELBİSELİ ADAM SERGİSİ
(12 Eylül-12 Ekim)

Sadece O’nu görmek için Kazakistan’a gidecektim ki…
O Kazakistan’dan Ankara’ya geldi.
Ben de O’nu görmeden duramazdım üstelik ayağıma kadar da gelmişken…

ALTIN ELBİSELİ ADAM, Türk kültürünün ve medeniyetinin tarih içindeki derinliğini ortaya koyan en önemli buluntuları arasında yer alan muhteşem bir eserdir!
Kazakistan’ın Yedisu bölgesinde, 1969’daki bir inşaat çalışması sırasında tesadüfen fark edilen 6 mt. boyunda, 60 mt. çapında bir kurganda yapılan kazılarda çıkan ve “Altın Elbiseli Adam” olarak adlandırılan bu önemli zırhta; leopar, pars, kartal koç, geyik, dağ keçisi, at ve kuş motifleri işlenmiş 3 bini aşkın altın üçgen plaka bulunmaktadır.

Bir “İskit/Saka” prensine ait som altından yapılmış bu eser, arkeoloji ve Türk tarihinde bir çığır açtığı gibi Kazakistan’ın da ulusal simgesi hâline gelmiştir.

Isık Kurganı’ndan çıkarılan zırhın yanındaki malzemeler ise Türkler’in 2500 yıl öncesinde büyük bir devlet ve medeniyet kurduğunu, kendi yazı dillerini kullandığını ortaya koymuştur.

Mezar odasından çıkarılan sapı kırılmış gümüş kepçenin üzerinde yer alan iki satır yazı, “en eski” Türkçe metin olarak kabul edilir ! (Orhun Anıtları’ndan yaklaşık 1500 yıl önce)

Bilim adamları yazının, “Hanın oğlu 23’ünde öldü.
Esik halkının başı sağ olsun” anlamı taşıdığı konusunda birleşiyor.

Peki…
Kimdir bu İskitler?

•M.Ö. Birinci bin yıl içerisinde Tuna nehrinden, Çin’in batısına kadar uzanan büyük bir coğrafyaya yayılan İskit Türkleri aynı zamanda Hunlar’ın dolayısıyla da Göktürkler’in atası durumundadırlar.

•İlk Türk kadın hükümdar “Tomris”, bir İskit hükümdarıdır.(M.Ö.529)

•Alp Er Tunga öldü mü?
Dünya ıssız kaldı mı?
Felek öcünü aldı mı?
Şimdi yürek yırtılır.
Şeklinde günümüz Türkçesi ile çok bilinen ve Kaşgarlı Mahmud’un Dîvânü Lugâti’t-Türk adlı meşhur eserinde geçen bu şiirdeki Alp Er Tunga, bir İskit komutanıdır.

•Savaşçı Amazon kadınları yine İskitli’dirler.
At binip kılıç kuşanan Amazon kadınlarının, erkekler gibi at üstünde rahat ok atabilmeleri için daha küçük yaşta iken bir memeleri dağlanırdı.
Bu yüzden de tek memeli anlamında “Amazon” olarak anılmışlardır. (Herodot Tarihi)

•Bir Türk kavimi olan Kimmerleri yerlerinden ederek,Kafkaslar’dan Anadolu’ya giren İskitler, Urartular ve Asurlularla büyük mücadelelere girişerek onların tarihten silinmeleri ile de bölgelerini ele geçirirler.

•Asur kaynaklarında (M.Ö.680); “Aşguzailer” olarak geçerler.

•Pers kaynaklarında (M.Ö.550); “Sakalar” olarak,

•Grek kaynaklarında (M.Ö. 700-500); Hesiodos şiirinde “Skudai”
Heredotos,Strabon ve Hippokrates’ın eserlerinde “Skythai” şeklinde geçerler.

•Çin kaynaklarında ise “Sai” şeklinde geçerler.

•Saka adının anlamı; Sağ,akıllı, yetenekli, yan, yay ve güçlü şeklindedir.

•Bazan konar-göçer bazan da yerleşik, çoğu zaman da üzeri kapalı arabalarında hayat sürmüşlerdir.
Ama savaşçı kimliklerini hep korumuşlardır.

•Pişmiş et ve kısrak sütü en önemli besinleridir.

•Herodot’un bildirdiğine göre asla domuz kesmemiş ve beslememişlerdir.

•Bir kabın içine akıttıkları kanlarını karşılıklı içerek and içerlerdi.(Andın “içilme” şeklinde ifadesi buradan gelir)

•Sadece erkekler değil, kadınlar da at binmesini, yay çekmesini, kılıç kullanmasını bilirdi. Bir savaşa girmeyen kadın evlenemezdi.
Mezarlarda kadın takılarının, süs eşyalarının ve koku şişelerinin çokça çıkması kadınların ne kadar bakımlı olduklarının da önemli bir işaretidir.

•Ölülerini kurganlara mumyalayıp, atları ve diğer değerli eşyaları da yanında şeklinde gömerler. Cenaze merasimi sırasında yüzlerini keserlerdi.

•Kurganlarına çok saygı gösterirler,kutsal sayıp “atalar kültünü” yaşatırlardı.

•Tek tanrıya yani “Gök Tanrı” ya inanırlardı.
Yeraltı (kötü) ve Gök (iyi) ruhlarının varlığını kabul ederlerdi.

•İskitler’in Perslerle mücadeleleri İran-Turan mücadelelerin başlangıcı sayılır ki Persler’in Afrasyap dediği Alp Er Tunga, hile ile Persler tarafından öldürülmüştür.

•Büyük İskender’in Makedon ordusuna defalarca yenilgi tattırmışlardır.

•İskitler yine bir büyük Türk kavmi olan Sarmatlar tarafından egemenliklerine son verilmiştir.

Bu önemli sergi basında hakettiği değeri bulamadı…
Ne yazık ki bir çoğumuzun haberi bile olmadı.
Tıpkı, İslam öncesi Türk tarihinden bî haber olduğumuz gibi…

Kalın sağlıcakla.
…………………………………………….

Kaynakça;
•İSKİTLER (Prof.Dr.İlhami Durmuş)
•KÜLTÜR TARİHİ AÇISINDAN İSKİT – TÜRK AYNILIĞI
(Dr.Emine Sonnur Özcan)

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.